21.04.2020

Merhaba dudaklarımın en samimi tebessümü,
Merhaba sol yanımda hissettiğim sızı,
Merhaba varlık sebebim!
Zamansızlıktan sesleniyorum yine sana; umutsuzluğumdan, karanlığımdan, acımdan…
Hissizlikle boğuşan sevda yüklü kanatlarımla, hissettiğim ab-ı hayata uçma derdiyle sığınıyorum; kaleme kağıda.
Yine nereden başlasam, ne yazsam bilemiyorum. Öyle ya, kolay mı hissettiğini yazmak? Hangi üstad, hangi cümlesine “İşte, tam olarak bu derdim; bunu anlatmak istiyorum. ” demiş ki; bu âciz diyebilsin…
Ama sen bilirsin beni, hem de benden daha iyi…
Biliyor musun sükutumun nabzı, sana yazarken kendimi Ahmed Arif gibi hissediyorum. Hani o da Leylisine onlarca mektup yazmıştı da cevap alamamıştı; onun bitmez tükenmez sevdasıyla, iradesiyle, vazgeçmeyişiyle devam ediyorum. Hem herkese nasip olmaz böyle ağır yük. Beni seçtiğin için o kadar mesûdum ki, kendimi bayram günü çocuğu gibi hissediyorum. Hani senin bir bayram namazı sonrası ashabın ile bayramlaşmanın ardından mescitten çıkıp da bir tarafta gülüşüp oynayan çocukları gördükten sonra köşede ağlayan bir yetim çocuğa gözlerin ilişmişti ve “Seni böyle mahsun eden nedir?” diye sormuştun, onun da dolu dolu gözlerle sana bakarak “Benim babam Allah Rasulü için savaşta şehit düştü, bu bayram elini öpecek bir babam yok! Annem de bir başkasıyla evlendi, sığınacağım bir ana kucağım da kalmadı!” demişti de sen duyar duymaz mübarek gözlerinden yaşlar süzülürken elinden tutarak Aişe’ye götürmüş, giyindirip kuşandırmıştın ve “İstemez misin Aişe annen olsun, istemez misin Fatıma ablan olsun?” demiştin. Ağlayan çehresini bahara döndürmüştün hani, işte o çocuk gibiyim ey Rasul! Olur da bir gün, şu kanayan kalbime gül bahçeleri sunarsın diye gurbette çileyle olsa da bekliyorum.
Eğer benim bu amansız seslenişlerime hiç bilmediğim, kokusunu duymadığım o diyârından cevap veriyorsan ve ben fark edemiyorsam; Allah benim anlamamı sağlayacak o ilme ulaştırsın, beni o olgunluğa eriştirsin.
Daimi muhabbetle sevgili…

  • Okunma
  • 21 Nisan 2020
  • Mektup
  • WhatsApp Yazı Linkini Kopyala
  • 1

    Rabia Çiçek

    @rabiacicek

    21 Nisan 2020 / 15:20

    O, kendisini kilometrelerce taşlayanlara bile merhametle yaklaşan bir Rasul iken. Kendisine böyle muhabbet besleyip, hasretiyle yanıp tutuşan Ümmetinin seslenişlerini cevapsız bırakır mı? Seviyor olmak, sevilmenin, anıyor olmak anılmanın alametidir. Allah ancak sevdiklerine din derdi verir. KENDİSİNİ VE RASULÜNÜ SEVMEYİ NASİP EDER.

      21 Nisan 2020 / 15:47

      İçimize şu serptiniz, eksik olmayın ☺️

    28 Nisan 2020 / 11:56

    yüreğine sağlık😊👏 o kadar içten geldi ki 🤗

      28 Nisan 2020 / 12:52

      Asıl duygularımıza ortak olan yüreğinize sağlık, teşekkür ederiz ☺️ eksik olmayın 🌺