Aşk

Aşkın kalbinde büyüme hızıyla gönlünden düşmesi arasından hangisi galip çıkardı bilinmez. Aşk sanmaktır, ayrılık ise sandığını fark etmektir. Çok sevildiğini sanarsın, çok emek verildiğini sanarsın, çok değer gördüğünü sanarsın, o hep kalacağını sanarsın ama sonunda sandığın her şeyin yanılgıdan ibaret olduğunu fark edersin. Masallardaki gibi bir varmış, bir yokmuş Aşk. Yalnızken aşk sadece aşk’tır, biri hayatındayken aşk birçok manaya dönüşür. Anlamsız gördüğün her şey anlamlaşır seninle, anlamlı sandığın her şeyde anlamsızlaşır kalbinde. Bilirsin anlam katanın da anlam kattıranın da sen olduğunu araya ayrılık girince. Bu zamana kadar bildiğin doğruların yanlışlığını, yanlışların seni doğruya götürdüğünü fark edersin. Bildiklerin ve bilmediklerin karışır seninle. Aşk’a ya ayak uyduran kazanır, ya da ayakta uyuyan. Aşk bilinmeyendir. Ya kanarsın ya bahar açarsın. Ne tuhaf seni mutlu edebilecekken, bir anda mutsuzluğun dibine sürükletmesi. Onunla ya dibe batarsın ya da kıyıya yaklaşırsın. Onunla ya boğulursun, ya da yaşarsın. Aşk’a inandığında ve güvendiğinde onun tarafından haksızlığa uğratıldığında acılar büyük gelir kalbine, onsuz yaşayamacağını sanarsın. O içindeki sevginin boşluğuyla karşılaşırsın. Sorularına cevap ararsın da cevabın hep Aşk’a çıkar. Aşk uğruna sevgi gösteren, değer veren, emek veren ayrılık sonrası kaybettim düşüncesine kapılır ama iyiler kaybetmez, kaybedilir aslında.

Bizi kaybetmekten korkmayanlara mı biz aşık olmayı tercih ediyoruz? Yoksa aşık olduklarımız mı gitmeyi tercih ediyor? İnsanlara çok değer verince gidecekleri zemin mi hazırlıyoruz yoksa? Ya onları kaybetmekten korkmadığımızı gösterdiğimizde gitmemeleri peki?Her şeyin fazlası zarar oysa, ortalamayı bilemiyoruz. Verilen kadar değer vermeyi biz beceremiyoruz. Çok sevince, kanıyoruz. Çok sevince aldatılıyoruz, çok sevince üzülüyoruz, çok sevince bizim sanıyoruz ama yanılıyoruz. Bu hayatta hiç kimse tam anlamıyla bizim değil. Eşin bir aldatmasına bakar, çocuğun evlenmesine bakar, dostun bir yanlışına bakar, insan bir ölümüne bakar.

Aşk toprağa tohum vermek gibi. Ektiğimiz tohumun çiçek açması için sulamamız, emek sarf etmemiz, sevgi göstermemiz gerekiyor ki güzelliği görelim. İnsanlar emek vermeden güzelliği harcamayı seçiyor, sonra da insanları harcamayı. Ne yazık…

İnstagram : ilaydakardas3

  • Okunma
  • 31 Mayıs 2020
  • Deneme
  • WhatsApp Yazı Linkini Kopyala
  • 1

    İlayda kardaş

    @ilaydakardas