Bir Parça Çay Yap

Bolluklar içinde, elini uzattığında erişemeyeceği hiçbir şey olmayan insanların olduğu bir asır.. İrfan ehlinin, marifet meftunlarının fakirlik ile cebelleştiği bir Anadolu’nun küçük, şirin bir muhiti.. Süleyman isminde bir misafiri ile tertemiz havayı ciğerlerinin iliklerine  kadar çekip kainatı  zikir ve tefekküre  daldıkları bir dağa çıkmışlar. İkisinin ekmeği de bitmek üzere.. Süleyman’a ”Git, ekmek getir” buyuruyor hazret.. Etrafımızda kimse yok ki ekmek alınsın … Süleyman ”Bu Cuma gecesi seninle beraber dua etmek arzu ediyorum.. ” dedi.   Hazret, her zamanki ahvali ile  وَكَّلْنَا عَلَى اللهِ diyor. İkisi  beraber Rahman’ın sanat eserlerini temaşa ede ede yürürlerken bir dağın tepesine çıktılar. İbrikte biraz su var. Bir avuca sığmayacak kadar da şeker. Hazret ”Kardeşim, bir parça çay yap” buyuruyor.. Süleyman ona başlarken hazret dağın doruğundan derin bir dereye bakan eski bir katran ağacının dibinde oturur. ”Küflenmiş bir parça ekmeğimiz var. Ancak bu akşam bize yeter. İki gün ne yapacağız ve bu safi kalb adama ne diyeceğim” diye düşünmede iken hazretin başı ilahi canibten Kudret-i ilahi tarafından çevrilir gibi çevirdi. Mübarek gözü katran ağacının kuru dalları arasına ansızın ilişiverdi. Hazret , usulca çıraları yakmaya çalışıp , çayı demlemeye uğraşan Süleyman’a seslendi: ”Süleyman, müjde! Cenab-ı Hak bize rızık verdi. ” O ekmeği aldılar. Baktılar ki kuşlar , vahşi hayvanlar hiçbirisi ona ilişmemiş. Yirmi otuz gündür hiçbir adam o tepeye çıkmamıştı. O ekmek, iki gün boyunca ikisine de kafi geldi. Hazret’te  her şeyinde Allah’ı vekil kılan sarsılmaz bir tevekkül ve sıddık talebesi Süleyman’da üstadına azim bir sadakat ile o ekmeği iki gün beraberce yediler. .

Son Düzenleme: 1 Mayıs 2020 / 20:35
  • Okunma
  • 12 Nisan 2020
  • Hikâye
  • WhatsApp Yazı Linkini Kopyala
  • 1

    Abdullah Kırgıl

    @abdullah