Biz Seninle Aynı Yolun Yolcusuyuz

Vaktiyle küçük bir kasabada Mihrimah adında bir kız yaşarmış. Bu kızı, çevresindeki herkes çok sever ve neredeyse tüm komşuları oğullarına isterlermiş. Fakat; mihrimah’ìn gönlü sadece bir delikanlıya nasip olmuş. Bir cemre gibi düşmüş Mihrimah’ın kalbine bu sevgi. Mihrimah hep istermiş ki, içindeki sevda onu daha çok Allah’ın yoluna götürsün. Yüzü güzel olan değil, kalbi güzel olan ve gönlünü Allah’a veren bir genç ile yolunu birleştirmek tek duasıymış. Duasını yaşamayı hâyâl ederken, bambaşka bir rüyanın içinde bulmuş kendini mihrimah. Rasih, onun hayal ettiği gibi biri değilmiş. Birbirlerine komşularmış kalbi kalbine penceresi penceresine bakarmış bu iki gencin. Bir camda mihrimah, diğer camda ise onun sevdası varmış. Mihrimah’ın Rasih’e olan duyguları ne kadar gerçek ise Rasih’in de mihrimah’a olan duyguları bir o kadar gerçekmiş. Ve rasih birgün konuşmak istemiş mihrimah ile. Mektup yazarak tüm duygularını anlatmaya karar vermiş. Mektubu yazar yazmaz mahalleden bir çocuğun eline tutuşturup , mihrimah’a ulaştırmış. Bir pencere kenarına geçip okumuş tüm yazılanları mihrimah. İçi kıpır kıpır olmuş, sanki tüm dünya ona armağan edilmiş gibi bir hisle mektuba cevap yazmış oda. Mektubu kısa tutmuş bir cümle ile noktalamış mihrimah.

“Allah görüşmemizi isteyinceye kadar bekleyeceğim”

Mihrimah gönderdiği mektubun cevabını beklemiş günlerce. Fakat ; bir cevap gelmemiş. Ne pencerede bekleyen bir rasih varmış ne de ondan bir haber. Şaşıp kalmış bu duruma mihrimah. Telaşa kapılmış. Günler hızla geçip gitmiş. Birkaç hafta geçmiş mektup üzerinden. Bir köşe başını dönerken , Rasih’e rastlamış mihrimah. Rasih onunla konuşmak istemiş mihrimah ise dinlemeye karar vermiş ama duydukları karşısında yıkılıp kalmış mihrimah. Koşar adımlarla evin yolunu tutmuş. Gözyaşları içinde el açmış Allah’a.

“Rabbim sana gönlünü veren bir yoldaş istedim ben. Neden böyle oldu bilmiyorum. Seni bilmeyen, seni sevmeyen kalp beni nasıl sevsin. Bu dünyalık sevgiyi istemiyorum ben yüreğimin her zerresinden al Allah’ım ve her boşluğu senin sevgin ile doldur. ” diye dua etmiş Mihrimah.

Aradan epey bir vakit geçmiş aylar olmuş neşeli mihrimah gitmiş yerine içi dışı sessiz bir mihrimah gelmiş . Aylar sonra ilk defa pencereyi açıp, Rasih’in penceresine bakmış. Birde ne görsün? Rasih, tüm eşyalarını toplamış gidiyormuş. Mihrimah Rasih’e, Rasih mihrimah’a son kez bakıyormuş. Rasih giderken, son kez bir mektup yazıp yine aynı çocuktan yollamış mektubu mihrimah’a.

“Mihrimah, bana hissettirdiğin duygular benim için çok kıymetli sende öyle. Kıymet verdiğim üzülmesin diye gidiyorum . Her mektubunda Allah diyorsun ya ben O’nu bilmiyorum, hissetmiyorum , tanımıyorum. Belkide bu yüzden birleşmeyecek hiç yollarımız . Meğer O’nu ne kadar çok seviyormuşsun onun için her şeyden vazgeçmişsin. Sana belki birgün diye söz vermeyi, yürüdüğümüz yol birgün birleşecek diyebilmeyi inan çok isterdim. Ama benim kendimden ümidim yok…”

Mektubu okuyan mihrimah’ın da Rasih ‘ e karşı umudu kalmamış. Seneler geçmiş sonra çok fazla değil bir iki sene kadarcık. Mihrimah’a gelen görücülerin sayısı artmış giderek. Mihrimah kimseyi istemiyormuş insanlar ise neden istemediğini anlamıyor üzerine bir de “sevdiği var ” veyahut ” bizi beğenmiyor” diye konuşuyorlarmış. Aslında hiçbiri farkında değilmiş Mihrimah’ın hastalığının . Günden güne eriyip gidiyor, dünyaya ait yolculuğun sonuna geliyormuş.
Yine bir akşam vakti bir kağıt ve bir kalem alıp geçmiş masasına ve yazmaya başlamış mihrimah. Yazının sonunda artık bu fâni dünyaya vedası ile noktalamış cümlesini. Ve en sevdiğine, Rabbine kavuşmuş artık.

Mihrimah’ı sevenler çok üzülmüşler bu zamansız gidişe. Ama onlarda biliyormuş ki ölümün zamanı yokmuş. Derken bir köşe başında elinde bir dolu çanta ile Rasih belirmiş. Yüzünde apaydınlık bir gülümseme ile Mihrimah’ın penceresinin önüne gelmiş bir dolu umutla. Yüksek bir sesle bağırmaya başlamış sevincini.

” Mihrimah, artık aynı yolun yolcusuyuz ”

Mihrimah’ın olmadığını farkeden Rasih, kursağında kalan sevinciyle birlikte komşulardan duyduğu haberi gözünden akan yaşlarla karşılamış. Yıkılıp kalmış kapının önünde. Bir anda omzunda bir el belirmiş. Mektupları ileten çocuk elinde bir mektupla duruyormuş Rasih’in karşısında. Mektubu rasih’e uzatmış okumasını söylemiş. Mektupta ise şu satırlar yazıyormuş :

” Rasih, seninle bu dünyada kavuşmak nasip olmadı. Sen gittikten sonra Rabbime öyle yalvardım ki, bu sevdayı içimden alsın diye. Ama sevdan hiç azalmadı aksine her gün giderek büyüdü içimde. Biliyorum birgün geleceksin hemde başka bir Rasih olarak. Geldiğinde eğer beni bulamazsan üzülme. Unuttun mu? Biz seninle aynı yolun yolcusuyuz elbet kavuşuruz. ”

  • Okunma
  • 8 Mayıs 2020
  • Hikâye
  • WhatsApp Yazı Linkini Kopyala
  • 1

    Gizem

    @karabeygiizem

    8 Mayıs 2020 / 11:27

    Mihrimah intiharla mı yoksa hastalıktan mı öldü tam kestiremedim.İnşallah intihar etmemiştir. Böyle dindar birisine intihar bence yakışmaz. Hikaye çok güzel olmuş tebrikler… ?? Allah herkesi sevdiğine bağışlasın ?

      8 Mayıs 2020 / 12:46

      Hastalıktan öldü günden güne eriyerek kısmında belirtmiştim ? çok teşekkür ederim amin inşallah ??

    9 Mayıs 2020 / 04:22

    Çokça beğendim, çok güzeldi gerçekten. Biraz mahmurlansak da; gâyet hoş oldu. Yüreğinize, kaleminize sağlık.

      9 Mayıs 2020 / 04:32

      Çok teşekkür ederim efendim ??