Boş Boğaz

Ihım ıhım, boş bulundum efenim, pek bir fikre yeltenmeden yazıya yeltendim. Açıkca söylemek gerekirse yarım saat sonra sahur hazırlamam gerekiyor ve ben bu boş zamanda yazıya yeltendim. Belki utanç verici bu hâl ama olsun oldukça şeffaf. Öyle bir his kaplı ki yüreğimde, belki dinlediğim ezgiden belki de saatin güzelliğinden, yüreğimde ne varsa olduğu gibi yazasım var. Sırf başkası istedi diye durulan yere karşı kin var şimdilerde, şu saat aralığında başkalarına kin var. Bir ben var. Oldukça gerçekçi…

Zaman kavramı kafamı yoruyor bu aralar. Zaman ne ara bu kadar ilerledi bilemiyorum. Kaptırmışızda uyanmışız gibi geliyor bana. Üniversite de bitti, diyorum kendime, ne olacak? Ne olacak derken gelecek kaygısına atıf değil, zamana atıf. Dünden farklı bugün ve bugünden farklı yarın. Dün farklı Ibrahim, yarın farklı. Peki nereye kadar? Döngü mü her şeyin hali? Bitmeyecek bir savaş? Doğacak birileri ve birileri ölecek. Sonra unutulacak birileri ve birileri zihinde yer edinecek bir süre.

Yok yok bu halim ezgiden ? Az önce ezgi değişti yazıya bakışım değişti. Dışarıdan kedi sesleri geliyor, galiba birazdan kavga çıkacak, gideyim de önleyeyim. Görev tamam, artık kedi alemi huzur içinde uyuyabilir.

Yine bölüm sonu yaklaştı anlaşılan, her şeyin oluşu gibi bununda elbetli bir son karşıladı bizi. Elveda sözcükleri dizilmesi bundan galiba… Öf be kardeşim ne tan tana yaptın ama ha.. Durun… dışarıdan kedi sesi geliyor…

  • Okunma
  • 18 Mayıs 2020
  • Deneme
  • WhatsApp Yazı Linkini Kopyala
  • 1

    Ibrahim-Karci

    @ibrahim-karci