Bu Yazı Sana Yazıldı

Hey! Okuyan,

Nasılsın?

Hadi hayal edelim. Uzun bir yolculuğa çıkalım. Kapat gözlerini. Nereye gitmek istersin? Şehrin en güzel yerine mi, en uzak, ücra köşesine mi?
Yoksa şehri terk mi etmek istersin?
Başka şehirler, ülkeler mi seni tatmin eder?
Ne yaparsın bilmem; hayal et..

Şehirde neler olsun?
Mesela, yüksek binaların camlarından küçük ağaçlara bakmak mı, küçük evlerden büyük ağaçlara bakmak mı isterdin?
Soruları ben sana; sen içine sor.

Şehrin sokaklarında kuş sesleri duymak ister misin? Hemen “cik cik!” Seslerini düşün. Sakın gözlerini açma! Kornalar.. alışmış kulağım. Hayallere yakışmıyor, hemen çıkaralım.

Şehrin, hayvanları ağırlasın mı?
Sokaklarında özgürce gezebilsin değil mi kediler. Pataklanmasın bence de köpekler.
Ne dedin? Tabi karıncalar da bulunsun. Ne de olsa çalışkan hayvanlar. Belki bu çalışma seslerini diğer hayvanlar duyar da ziyarete gelirler.

Şehrin topraklarına yağmurlar yağsın. Şöyle etrafı iyi bir ıslatsın. Toprak kokusu tüm şehirde burunlara çekilsin. Peki gökten başka ne yağsa? Ne yağsa da bizi ıslatsa, bir fikrin var mı? Varsa kendine sakla; bir gün işine yarayacaktır.

Şehirde köprüler olsun mu? Yoksa gönül köprüsü mü kuracaksın? Ben bilmem.. şehir köprüsü yıkılır da yeniden yapılır; gönül köprüsü yıkılırsa tamiri kim yapar sonra? Tamiri var mıdır.. ? Bu işler beni aşar.

Şehir gökyüzüsüz olmaz elbette. Ama nasıl istersin, mat gökyüzü var. Ha birde bulutlu.. yok. Maalesef berrak, masmavi bir gökyüzüne hiç şahit olmadım. Ama eğer sen olur olur diyorsan, neden olmasın. Hayaller..

Bol bol çiçek istiyor benim canım. Sen de sever misin? Eğer seversen her sokakta yüz bin çiçek olsun. Çok mu? Yok her gün yenisini ekmek zorunda kalabiliriz.
Ben papatya severim. sen?

Şehrin denizi olsun değil mi? Şöyle uzun bir bakış atacağımız, engin bir deniz. Ama benim her attığım bakışa poşet takılıyor. Hayret! Sana da oluyor mu?

Ben ormanları da severim. Yeşil yeşil bol uzun ağaçların altında yürüşler bir başkadır. Tavsiye ederim. Şehirde bence ormanlar olsun. Ama el değmemiş, balta görmemiş..

Şehrinde kitaplara yer var mı? Eğer var diyorsan, kütüphaneleri hayal et. Benim bildiğim kütüphanelere genelde müstakil evlerden hallice oluyor. Bazen de tek tük kafelerde kitap raflarına rastlıyorum. Benimki köşk gibi olacak diyorsan hayallere sınır yok elbet. Biz de memnun kalırız.

Çocuk sesleri.. evet evet duyuyorum. Onlara park yapmak ne sevimli olur. Ama senin bildiğin parklar gibi olmasın. Yerlere tebeşirle sek sek çizilsin. Saklambacı unutmasın çocuklar. Ha bir de ip ve hulahop var. Ağaçlar bol olacak ya hamak ve salıncak kurmak için de ayrı iplere ihtiyacımız var. Ben çuvalları getiriyorum sen de ipleri halledersin. Ne güzel hayal oldu. Dur daha açma! Bitmedi.

Yardımlaşmayı sever misin? İyi olan her insan bence de sever. Sen iyi birisin. Ne tavsiye edersin bana? Kalbime söyle, hissedeyim.

Hayalimizin içine diğer insanları eklesek mi bilemedim. Uyarlar mı bize? Hayalimiz gerçek olsa işimize çomak sokarlar mı? Neyse biz iyi insanlarız. Hayatın gerçekleri hayallerimizde olmasın. Hayal edelim, olması gerektiği gibi.

Ben gidiyorum.. hayal etmeyi bırakmayacağım. Sen de bırakma. Hayaller bir yere kadar yazılır.

Eğer mektubumu buraya kadar okuyup, hayal ettiysen hangi hayali aldın hayallerinin arasına? Yorumunu bekliyorum..

  • Okunma
  • 8 Haziran 2020
  • Mektup
  • WhatsApp Yazı Linkini Kopyala
  • 1

    Nur

    @bihikayet

    8 Haziran 2020 / 14:59

    Yardımlaşmak güzeldir

      8 Haziran 2020 / 15:21

      🎈

    8 Haziran 2020 / 17:03

    İçinde çay olan hayallar daha güzel bence😊

      8 Haziran 2020 / 17:23

      O zaman şehre çay ocakları kuralım menüsünde sadece çay olan. 👍🏼