Çile

Dün yağan nisan yağmuru sonrası toprak bir başka güzel kokuyor.
Gözlerimi kapattım ve kuşları dinledim. Bilmiyorum hangi hengameden bahsediyorlar. Ama sanki onları anlıyor, hissediyor gibiyim. Şu açık pencereden hafif hafif esen rüzgar eşliğinde, “pırr” diye uçmak istiyorum.
Kanatlarımın beni götürdüğü yere.
‘Çile ağacı’ na bakıyorum.
Evet, ona bu ismi verdik.
Hepimiz geçip pencerenin kenarına, hafifçe aralayıp perdeyi, bakmışızdır Çile’ye. Ne hayaller kurmuşuzdur, ne çileler, ne davalar yüklemişizdir dallarına. Bahar gelipte çiçek açtığında deliler gibi sevinmişizdir.
Yeniden canlanmıştır, yeşermiştir çilelerimiz, ona seviniriz.
Ama Çile buna dayanamaz.
İncecik dalları kaldıramaz bunca yükü. Sonra eğiverir dallarını
Birbir döker yapraklarını.
Mahzundur artık, yorgundur.
Bize gülmez çiçekli günlerdeki gibi.

Son Düzenleme: 27 Ekim 2020 / 23:07
  • Okunma
  • 16 Nisan 2020
  • Günlük
  • WhatsApp Yazı Linkini Kopyala
  • 1

    Bimümine

    @suhedaozcan