Çocukluğum

Çocukken minik bir kardan adam yapıp buzdolabına koymuştum. Sabahları uyanınca ilk işim onu incelemek olurdu. Her gecen gün daha da alışıyor; seviyordum. Bir gün uyandığımda elektriklerin olmadığını gördüm. Buzdolabını açtığımda ağzı burnu yamulmuş ayakları erimeye baslamıştı. Aman deyip kapatamadım o kapağı; yeni bir tane yaparım ne olacak da diyemedim. Alıp hemen dışarı çıktım, karın içine koydum. Erisin istemiyordum. Ama dolapta buzlaşmıştı; gözlerimin önünde erimeye devam ediyordu. O an sanki bir arkadaşımı kaybediyor gibi hissetmiştim.

Yıllar sonra o günleri anımsadığımda fark ediyorum ki o kapağı kapatıp yeni bir tane yapmayı düşünmemiş olmama her ne sebep olduysa, hayatıma yön verenin de o olduğudur. Hemen pes etmemeyi, sevdikleri için çabalamayı öğretmişti bana. Yıllar gecti ama her kar yağdıgında ben o günlere gidiyorum. O soğuktan sümüğümüz ağzımıza gelene kadar fark edemedigimiz, bir leğene iki kisi binip sabahtan aksama kadar kaydığımız, karın tadına bakıp göz göze gelince de kahkahalar attığımız günlere.

Ayakları buz kesmiş cocuklardık; öyle herkesin ayagında bot yoktu. Elinde ekmek arası lor peyniri, yanında sümüklü kankalarıyla özgürlük nedir iyi bilirdik. Aynı komsu kızına 5 kisi aşık olurduk. Gün bitince sobanın önünde dizilir; serce parmak neden en son ısınır onu düşünürdük. Arkadaşlarla çılgınlıklarımız çoktu da kardeşlerle yok muydu. Hiç unutmam kız kardesim kazagımın içine kar topu atmıstı. O an donar kalırsınız. Hareket ederseniz neler olur bilirsiniz çünkü. Ama o kar eriyecektir ve siz o dansa başlayacaksınızdır bunun kaçışı yoktur.

Demem o ki bırakın çocuklar cocuklugunu yaşasın yeri gelsin düşsün yeri gelsin sevsin yeri gelsin aglasınlar. Bir seyleri kazanmak icin cabalamayı ögrensinler, yeri geldiginde kaybetmeyi de tecrübe etsinler. Bazı kayıplar insana çok şey kazandırır buna inanıyorum.

  • Okunma
  • 9 Mayıs 2020
  • Hikâye
  • WhatsApp Yazı Linkini Kopyala
  • yunus polat

    @hayalperest