Diriliş

Atomlarıma kadar dağınıktım
Ne olduğunu bilmediğim acılar
beynime dolanmıştı..
Yalnızlığım bile beni terk etmişti
Bütün acılarım, görüş alanıma girmişti..
Bir işe yaramadığını düşünen kalbim
mümtaz bir pezevengin yanında işe başlamıştı
Her gece gökyüzüne karşı yüzükoyun uzanıp
saçlarımla seyreder olmuştum
gökyüzünün üzerime yüklediği hüznü..
Benden bıkkın hücrelerim buna daha fazla ne kadar dayanabilirdi?

Gerek kalmadı;
Melek yüzlü iyileştiricileri geldi.

Sen geldin
girdin harabe dünyama
Daha önce varlığından haberdar olmadığım,
olunca da kurtuluşum olduğunu farkettiğim,
bana şah damarımdan daha yakın olan,
gözümde tanrı imajı alan sen..

Kanatlandılar içimdeki mahpus güvercinlerim,
prangalarını parçalayıp kanatlandılar..
Yalnızlığıma pis pis gülen herkes,
her şey mahcup..
Duvarlar, pesimist geceler, bedbin güneş bile mahcup..

Anka kuşu misali yeniden dirildim
Bir daha da ölmeye niyetim yok kimse öldürmedikçe..

Öpüyorum burnunla dudağın arasındaki ince çizgiden,
öpüyorum saç diplerinden,
dirseklerinden,
parmak uçlarından..
Öpüyorum
beni seven her yerinden..

Beni bırakma,
beni bırakma,
bırakma beni..

  • Okunma
  • 8 Haziran 2020
  • Şiir
  • WhatsApp Yazı Linkini Kopyala
  • Hasan Sağıroğlu

    @hasan0701