Eskiye Dair

Zamanı geriye sarsak diyorum,
Akrep kovalamaktan vazgeçse yelkovanı.
Kelebeklerin kanat çırpışı hiç durmasa,
Kuş cıvıltıları yükselse ağaçlardan,
Ve sokaklar,
Yalnızca çocukların sesiyle çınlasa.

Dondurma arabaları gözükse her köşe başında.
Seven sevdiğine muhallebi ısmarlasa,
Bir gazoz da olur aslında, ne bileyim işte!
Sonra uçurtma uçursak,
Elimizi kesse de uçurtmanın ipi,
Gözümüzü ayırmasak hiç gökyüzünde süzülen uçurtmadan.

Ya da sohbet etsek uzun uzun,
Buharı tüten bir çay eşliğinde.
Dedemizin her gece anlattığı masalları,
Tekrar tekrar dinlesek bıkıp usanmadan.
En sevdiğimiz oyuncağa sarılıp uyurken,
Ay eşlik etse düşlerimize.

Bir ağacın tepesine tırmanıp
Karadut yesek mesela.
En sevdiğimiz çiçeği koparmak yerine
Alıp bahçemize diksek.
Bisiklet sürsek sonra,
Misket oynadığımız caddelerde.

O soğuk kış gecelerimize,
Üstünde kestane pişirdiğimiz,
Bir odun sobası eşlik etse.
Bir gaz lambası da olur elbette.
Çamurdan oyuncaklarımız,
Kumdan kalelerimiz olsa,
Ve yüreğimizi sığdırabilsek bütün bunlara.

  • Okunma
  • 15 Nisan 2020
  • Şiir
  • WhatsApp Yazı Linkini Kopyala
  • 1

    Zeliha

    @piraye

    15 Nisan 2020 / 01:46

    ?

      15 Nisan 2020 / 01:51

      ?

    15 Nisan 2020 / 01:46

    Nerde o eski günleeer!

      15 Nisan 2020 / 02:01

      Çok haklısınız.Yaşamak adı altında soluyor işte günlerimiz.

    15 Nisan 2020 / 01:58

    Ellerinize sağlık….

      15 Nisan 2020 / 02:00

      Çok teşekkür ederim?

    15 Nisan 2020 / 10:14

    Emeğinize sağlık.. ?

      15 Nisan 2020 / 12:59

      Çok teşekkür ederim?