Hayal Dünyası

Mavi boyayla boyanmış, asfaltlı bir yolda yürüyorum. Karşıdan güneş alnıma alnıma vuruyor , bir yandan da rüzgar estikçe iyi oluyor. Güneş fazla vurduğu için, gözlük olması bile kâr etmiyordu; tabi ben tek gözü kıstım, yürüyorum o yolda . Arada rüzgar da esmeye devam ediyor. Sonra birden ben o mavi bisiklet yolunu esen rüzgarın etkisiyle denize benzetiyorum. Sanki bir deniz de yürür gibi , ya da deniz kenarında gibi … Sanki dalgaların seslerini duyuyorum. Galiba gözümün hafif kısıklığı buna sebep oluyor. Pek deniz görmesende o anki bulunduğum ruh hâli rahat. O ruh halinde hiç birşey düşünmemek öyle bakmak geliyor içimden. Yada bazen anıların, düşüncelerin etkisi altın da kalıyor gibiydim. Ben artık anılarda yaşamak istemiyordum. Eski değil yeni anılar biriktirmek. Ama bi defa gerçekten anlamını, önemini anlayanlarla. Böyle insanlar var mı? Sanki ben önemsiyorum onları, anılarla ben bir tek ağlıyor , gülüyor gibi. Diğerleri hayatları o kadar yoğun ki , öyle diyorlar galiba anılara yer kalmıyor. Ya da artık öyle yaşamaya alışmışlar.

Son Düzenleme: 9 Ekim 2021 / 18:37
  • Okunma
  • 22 Temmuz 2020
  • Deneme
  • WhatsApp Yazı Linkini Kopyala
  • 1

    Ruhun Dimağı

    @rayiha