Kalbim Mi Nefsim Mi?

Aslında insan en çök kendisiyle savaşırmış.
Kendi sandığı iç sesiyle…
Nefsi, en büyük düşmanı nefsin kanatları ise düşmanından daha da etkilli olanmış.
Nefsine yenilmemen dileğiyle…
Düşünüyor insan ben acaba gerçekten ben miyim diye. Önüne sunulan onca şeye karşı kibirlenmekte üstüne de olmuyor. O an hiç de aklına düşmüyor nefsin bi kolu onu ele geçirmiş ama o hiç farkında değil. Kibriyle övünür duruma düşüyor, kibriyle yapıyor yapacağı her şeyi. O oldukça kendini büyük sanıyor, sandıkça küçülüyor, küçüldükçe o hakikatini kaybediyor kibir büyüklüğünü tekrar kazanıyor. Perçin vurulmaz bir hale geliyor. Esasında insan, hakikatte küçüldükçe büyüyor, başını eğdikçe göge yükseliyor, verdikçe çoğalıyor, kusurlanınca kusursuz oluyor. Lakin insan bunları bildikçe kibri küçülüyor ama bunları bilmek için de ne göz ne akıl gerekiyor. Bütün sözler bilmem demekten geçiyor bilsen de bilmem demekten. İnsan olan noksandır demekten geçiyor noksan olduğunu kabul etmekten. Senin her kabul edişinde nefsin köreliyor nefsin köreldikçe sen huzura o zindana düşüyor. Ama nefsin öyle bir felsefesi var ki hayretlere düşüyor insan anladıkça. Seni senden daha çok bilir hale gelmiş aslında, nerede ne diyeceğini o söyler olmuş. Yazdığın mektuptan da o sorumlu kırdığın kalpten de o. Ama dedim ya insan olan noksandır diye noksan olunca eksik oluyor eksik kalıyorsun. Dur demek istediğinde yine karşına çıkıyor yaptıgın ya da yapacagın her işin yanlışını sana yaptırmakta üstüne tanımıyor. Diyor ki benim babam kötülüktür, riyakarlıktır, gaybdır bense onların bir kolu. O riyanın kolu sense Allah kulu bunun bile farkında olmana izin vermiyor. Düşünmene izin vermiyor nefs çünkü biliyor düşündükçe, araştırdıkça, okudukça doğru yolu bulup ona karşı bir darbe vuracagını, sillesini es geçirmeyeceğini biliyor imkan vermiyor insana. Bunlara nazaran korkuyor da senden, üzülmenden korkuyor. Üzülen kul Allah’a yaklaşır Allah’a yaklaşan kul ise nefsden uzaklaşır. Fertlerini bir bir kaybetmekten korkuyor. İnsan işte tam da bu yüzden kendisine savaş açıyor. İçinde ondan hariç konuşan, dile gelen biri daha var nefsi mi yoksa kalbi mi ayırt edemiyor. Kalbi oldugundan şüphe duydugu anda nefsi oluveriyor o ses bütün amacına ulaşmış galip gelmiş oluyor nefs bu dakikada. Ama bir de kalbi olduguna gönülden inanmışlar var ki onlar nefsi bile hayrete düşürüyor ona öyle zararlar veriyor ki nefsin bile nefslikten vazgeçesi geliyor. Nefsiyle konuşuyor o insanlar. Dur! diye haykırıyor; ben bunca zaman yenilmedim sana, bundan sonra da yenilmem diye çırpınıyor. Galip geldiği zaman nefs yine de onu terk etmiyor nasıl ki insan kulluktan vazgeçemiyorsa o da nefslikten vazgeçemiyor. Nefsine yenik düşmemen dilegi ile..

  • Okunma
  • 30 Nisan 2020
  • Deneme
  • WhatsApp Yazı Linkini Kopyala
  • Rümeysa

    @sussakyabiraz

    1 Mayıs 2020 / 00:36

    Yazdıklarınıza benzer olarak “Cahil insanın kalbi ağzındadır.Akıllı insanın lisanı kalbindedir.” -Seyyid Ahmet er Rifai demiş… Ne güzel söylemiş.