Mahalleden Muzaffer Amca

‘bu işin bir sonu yok’ dedim kendi kendime. söylenecek bütün şeyler söylenince insanın artık başını alıp gitmesi gerekir demişti Muzaffer amca ölmeden önce. o gün onun son nasihat verişiydi mahalleliye. galiba 72 yıl küsür hayatının ona tanınan tüm harflerini kullandı. bu yüzden gidişi diye düşündük. ben de bana ayrılan alfebenin sonuna geldim diye düşündüm uzun bir süre. insanların sessiz kalışı hak edilen bir kelime olmadığından herhal. susmak anlatmak olsa bunca dize niye yazılmış olsun, onca acı şiir niye dökülmüş olsun. susmaya şiir derdi insan susana şair. insan gençken konuşacak çok şey buluyor. fakat için geçmiş derdi annem balkonda sigara içip etrafa boş boş bakarken. 20lerindesin tek derdin şu melet. cıvıl cıvıl olacaksın ki insanlar seni bir halt sansın. böyle dizilere konu olacak yalnızlığa dizilerden başkası dayanmaz evlat derdi. yalnızlık Allah’a mahsus hadi çık biraz hava al derdi. gönlü kalmasın diye sahile iner orda devam ederdim yaşamaya. şimdi bakıyorum geçmişe de ne çok şey geçmiş hakkaten. annem geçmiş, Muzaffer amca geçmiş, leblebi tozu aldığımız bakkal Ahmet amca geçmiş, balkondan ekmek al diye sepet uzatan Sevgi teyze geçmiş ama bir tek insanın içi kendinden geçmemiş. içim geçmiş tabiri sadece şekerlemeye mahsus olsaydı yaşamak ne denli kolay olurdu oysa. iki kelam etmek çok zor artık. şimdi acı çeken sıfatların altında yatan tek bir şey: “Konuşacak değil susacak çok şeyimiz var azizim”
selametle

  • Okunma
  • 23 Mayıs 2020
  • Deneme
  • WhatsApp Yazı Linkini Kopyala
  • 1

    Zuhal Özkan

    @zhlozkn