Mevsimlerden Sonbahar

Mevsimlerden sonbahar, gönül ağacım döküyor yine yapraklarını birer birer. İçimi kaplamış bir kara hüzün neden olduğunu anlayamadığım. Sabahın ilk saatleri Firuze, güneş ışığı yüzüme vuruyor.
Sonra sen geliyorsun işte aklıma yüzüne güneş vurmasın diye önünde dikilirdim hep. O narin cildin zarar görür de kıyamam diye.
Ahh Firuze ne de çok özlemişim seni, kokun burnumda tütüyor.
Hani sürekli sıktığın bir koku vardı neydi ismi hatırlayamadım bak şimdi. Olsun  ama kokusu  ezberimde kaldı ya Firuze.
Bir tesbih vermiştin bana hatırlar mısın? El yapımı, kehribar. Geçenlerde yolda yürürken mantomun cebinden düşüvermiş kaldırım kenarına.
Mahalle çocuklarından biri bağırdı sokağın başından Kemal Abi, Kemal Abi! diye. Anlayamadım önce, bir de baktım gözümün nurunun yadigarı, tesbihim. Öpüverdim çocuğu alnından, teşekkür ettim. Ya kaybetseydim Firuzem ne kalırdı senden bana başka?

O güzel gözlerinden öperim Yarim. Vuslat boyun borcudur, razı gelmek düşer bize de.
Hasretimizin biteceği güne ulaşmak temennisiyle..

Son Düzenleme: 1 Mayıs 2020 / 17:20
  • Okunma
  • 23 Nisan 2020
  • Hikâye
  • WhatsApp Yazı Linkini Kopyala
  • Zehranur

    @zehranur

    23 Nisan 2020 / 21:18

    Beğenmeniz ümidiyle.
    Zehranur Genç

    23 Nisan 2020 / 21:21

    Yüreğinize sağlık ?

      23 Nisan 2020 / 21:22

      Teşekkürler ?