Rabbim Beni Aklımla Sınama

Gözlerimiz ölüme bakıyor
Üstümüz başımız öfke kan ve kir
İrkil diyor derinden bir ses
Döndükçe kalbim kokuşmuş bir yana
Yalın ayak doğrul ve irkil
Yandıkça yanıyorum insan olduğum zanla
Söz dediğin geçmiyor ki bir damla suya
Sığınıp duanın niyazına
Çokça düşünüyoruz düşüncesiz bir çağda
Kuşlar vardır
Ve bir vakit sonra kuşlar yok
Zaman denen illete sor ama sakın ola yaslanma
Zaman dediğimiz zembereği kırık bir ayna
Toprağın sessizliğinde kaç yaşındayız
Çürüyen ne götürür
Neyi bilir
Nereden gelinip nereye gidilir
Arındırabilir misin kendini kendinden
Muamma üstüne muamma
Et ve kemik çıksa aradan
İşte tek yol yoklukta varlık
Sonra oturup seyreyle alemi
Bir taş parçası ise şayet şu son kapı
Biz olmasak da olur
Düşünene can kurban, ömür esaret, soluk emanet, fikir fukara
Beyaz bir kefen sırtımızdaki son urba
Gaye bir dilim kuru ekmek bir kap aşsa
Neden koşarız büyüdükçe büyüyen günaha
Yapamıyorsan sadece doğrul
Doğrul ve ruhunu yıka
Bulutlara kırk ikindi yağmurları yüklenir, insana ağıt, kalbe merhamet
O vakit kurşun izlerini hangi merhamet koyar çocukların körpecik vücuduna
Ya al bir karanfil kokmayı nasıl yüklenir
Nasıl yüklenir onca yükü sabır denen iksir

“Rabbim beni aklımla sınama”

Son Düzenleme: 31 Ekim 2021 / 03:24
  • Okunma
  • 10 Ocak 2020
  • Şiir
  • WhatsApp Yazı Linkini Kopyala
  • 1

    Hamza Bayazıt

    @aczane