Ramazan Okumaları 6

İçinden geçtiğimiz zaman dilimi, Cenab-ı Hakk’ın bize sunduğu nimetlerden birisi hiç şüphesiz. Sevab-ı amalin bire bin yazıldığı, dua ve niyazların geri çevrilmediği, bol mağfiret ve bol merhamet ile müslümanların müjdelendiği bir ayın sonuna doğru geliyoruz. Açlık ve susuzluk, aczimizi ve zayıflığımızı bize hatırlatması bir yana, bir de şükre ve tefekküre vesile oluyor. Kendi sınırlılığımızı ve sonluluğumuzu anlayıp, sınırsız ve sonsuz olana açıyoruz ellerimizi.. Kıldığımız namazlar çok daha başka kalıba ve biçime bürünüyor. Dilimize doladığımız zikir ve tesbihler, O’nu başka yad ediyor bu mübarek mevsimde. Bütün kainatın lisan-ı haliyle Halık’ına ettiği şükürleri, müslümanlar olarak namazımızla, orucumuzla, dualarımızla ve tefekkürümüz ile yapıyoruz. Üstad hazretlerinin Şükür Risalesi makamında kaleme aldığı 28. Mektub’da geçen ifadedeki gibi ”Evet, Kur’ân-ı Hakîm, nasıl ki şükrü netice-i hilkat gösteriyor. Öyle de, Kur’ân-ı kebîr olan şu kâinat dahi gösteriyor ki, netice-i hilkat-i âlemin en mühimi şükürdür. Çünkü, kâinata dikkat edilse görünüyor ki, kâinatın teşkilâtı şükrü intaç edecek bir surette, herbir şey bir derece şükre bakıyor ve ona müteveccih oluyor. Güya şu şecere-i hilkatin en mühim meyvesi şükürdür. Ve şu kâinat fabrikasının çıkardığı mahsulâtın en âlâsı şükürdür.
Bütün mahlukat şükre bakıyor ve bize yaratıcısını gösteriyor. Her sanat , sanatkarına baktırmak istiyor. Kısacası bütün varlık, ayine-i samediyet olup, Allah’ı yansıtıyor. Ramazan vesilesi ile herbirimiz kendimize soralım öyleyse : ”Ben esma-i hüsnaya ne kadar aynayım ? ”’ Muhabbetle…

  • Okunma
  • 11 Mayıs 2020
  • Deneme
  • WhatsApp Yazı Linkini Kopyala
  • 1

    Abdullah Kırgıl

    @abdullah