Sahibine Ulaşmayacak Mektuplar 29

Merhaba, bütün mektuplar böyle başlar. Ben de böyle başlıyorum sahibine ulaşmayacak mektuplar dizisine. Bir sandığın içinde saklı duracak ve tarihin tozlu raflarında senin tarafından okunmayı bekleyecek. Sen bu satırları okuduğunda ise ben gitmiş olacağım.
Bir ben miyim hesabını, kitabını uygurayamayan; gömülesi cümlelere? Tan yerinin soğuk buğusu sabahlarında kümelenen düşüncelerini içine atan, yalnız ben miyim? Düşündükçe kırıyorum gönlümün camdan hücrelerini. Paramparça bir kederin dağınık, kıvrımlı kesilmişliğiyle yüreğime batan acı çığlıklarımı sessizce uğurluyorum. Ayaküstü uğradığım hayallerime, yalın ayak koştuğum hüzünlerine ve anadan doğma yalnızlığıma. Hepsini heba ediyorum!
Aklımda deli sorular, bıçak sırtı keskin söylemler, denizin dibini boylayan batık gemi gibi umutlar… Kendi kendini yitirmeye ne gerek var?
Omuzlarıma hunharca bindirilen yükleriniz altında eziliyorim. Cağ dışı beklentilerle ümit ettiğim ilkel yaklaşımım, adeta yavru bir ceylanın ürkek bakışları gibi vurdumduymazlığıma yeniliyor. Ve ben pencere önü maviliklerinde her akşam yas tutuyorum, batan güneşin ardından. Sonra yığılıp kalıyorum pencere önü karanlıklarına.
Değişsin bir şeyler! Değişmeye ihtiyaç düşünceler gibi hayatımında değişmeye ihtiyacı var. Mesela, bir rüzgar essin hüzünlü düşlerimin arasından. Koparıp götürsün kederli yalnızlığımı. Elemli yalnızlığım kaçıncı yüzyılın rıhtımına bağlanır bilmem ama olabildiğince uzaklaşsın.

Sen yalnızsın, sen yalnız kalacaksın diye diye bitirdim benliğimin birlikteliğini. Yalnızlığın ana diline sarıldım Şükrü Bey! Geceler boyu yitip giden zamanın saatleri, tik tak’larıyla beynimi zonklarken ben Ömür Hanım deyişine takılıp kaldım. Çıkar beni bu bataklıktan. Ters-düz et aynadaki bitap görüntümü. Aslımıza döndür bizi. Iyi insanların olduğu yere götür içimde çırpınan masumluğumu. Nedir bu yağmurlu havaların çamur deryasına dönüşü? Ruhumun kıyameti, koptu kopacak. Dünya aydınlık sabanlarını yitirdi mı gerçekten? Geriye karanlık aksamlar ve karamsar umutlar mı kaldı göğün maviliğinde.
Gidelim… Ardımızda kalanları sevmeden, ardımızda kalacaklara sövmeden… Bir göl kıyısına yerleşelim, akşam kızıllığına karışalım, türkü söyleyelim, şiirler yazıp okuyalım. Gidelim, git elem. Beni burada bırak.

26. 05. 2018 Cumartesi saat 04. 15

3 Mayıs 2020 / 18:17

Betimlemeleriniz çok güzel.Elinize yüreğinize sağlık

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.
Rastgele Yazı Getir

Yazarın diğer paylaşımları

Mevsim Yaz Yüreğimde Ayaz

Şiir

Dost Dediğin Var Mıdır

Şiir

Hüma Kuşu

Şiir

Bunlar da hoşuna gidebilir

Sen Sağ Ben Selamet

Şiir

Zamanı Ve Güzelleştiren Kadın

Şiir

Şiirim Olsun İstiyorum

Şiir

Uzak Akraba

Hikâye

Sevmek 1 Gün Mü

Deneme

Susmak

Günlük