Şükür Sebebi

“Hayatımızdaki her şey büyük bir nimettir bizim için. ”

Tanıdığım biri var, geceleri uyuyamaz. İstiyor da uyumayı. Bazı insanlar da erken kalkmayı ister ama kalkamaz. Uykularını alamazlar. Uyuyabilmek de uyanabilmek de bir nimettir. Şükür sebebidir. Çok yakınım, tatlı yiyemez, midesi rahatsızdır. Bir diğerinin ise sadece midesi değil, yedi mi başı döner, eli ayağı tutmaz. Sağlıklı bir mide şükür sebebidir. Başka biri oturup kalkamaz. Eğilip doğrulamaz. Belinde fıtık var. Hareketleri kısıtlı. Ağrıları olabiliyor. Sağlıklı bir bel, omurga nimettir. Akrabam, Kuran okurken, televizyon izlerken gözleri yorulur. Göz tansiyonu varmış. Gözünün biri görmüyor; hayata bir pencereden bakıyor. Yaptığı rutin işleri yaparken zorlanıyor mu bilemeyiz. Ama göz bir nimettir. Başka bir aile büyüğü, dişleri basmıyor. Kimi zaman hatta çoğunlukla dişlerinin belirli bölgelerine pamuk koyuyor. Nasıl rahat ediyor bilmiyorum ama rahatsız olduğu kesin. Hayatına uzun zamandır böyle devam ediyor. Sert yiyecekleri “sevmesine” rağmen yiyemiyor. Dişler bir nimettir. Başka biri, kolları ve boynu ağrıyor. Ev işlerini yapmakta zorlanıyor; Ağırlık hissediyor. Sağlıklı ve ağrısız kollar, boyun nimettir. Bir diğeri ise, bacağından şikayetçi. Bacaklarında sıvı birikmesi var; hızlı yürüyemiyor, merdiven çıkamıyor, ağrılı günler geçiriyor. Sağlıklı Bacaklar bir nimettir. Yakınlarım, dede ve nine olmaları gerekecek yaştalar fakat çocukları yok. Kocaman evde sadece iki yaşıyorlar. Ses yok, gürültü yok, ortalıkta toplanacak oyuncak yok.. çocuk bir nimettir.
Evlendi, çocuklandı ama babası hayatta yok. Eksikliği ne kadar büyüsende geçmez. Kocaman dağdır babalar; candır. Babalar nimettir. Yukarıda bahsedilen hastalıkları çekenler bilir. Çekmeyenler de, çekenler de şükür etmeli. Etmeli çünkü daha adını sanını duymadığımız hastalıklar var. Gelin, bazen şehrin diğer ucuna, bazen şehrin dışına ve bazen de ülkenin dışına gider. Gurbet en çok onlaradır. Aileden, akrabalardan uzak bir hayat. Aile, akraba bir nimettir. Evlendiğin aileyi sevme nedenin, kolun kanadın; eş bir nimettir. Sevdiğimiz çok insan var. Sevgi ve sevgiyi verebilmek bir nimettir. Merhamet bir nimettir. Göz yaşı bir nimettir. Başını koyabileceğin, lüks olmasada huzurun olduğu bir evin varsa, o ev büyük nimettir. Evin içinde hayatını kolaylaştıran az veya çok tüm eşyalar birer nimettir. Geceleri aydınlatan lamba nimettir. Sıcaklarda soğuk; soğuklarda sıcak üfleyen klima nimettir. Soba, kalorifer nimettir. Kardeş bir nimettir. Anne, baba bir nimettir. Hayvanlar, doğa bir nimettir. Gökyüzü, bulutlar, güneş, yağmur bir nimettir. Derimiz bir nimettir. Saçlarımız bir nimettir. Öğrenmek, öğretmek bir nimettir. Akıl sağlığı bir nimettir. Kitaplar nimettir. Yazmak nimettir. Milyonlarca insan konuşabiliyor, ama bir o kadarda konuşamayan insan var. Derdini anlatamayan.. konuşmak nimettir. Yemeklerin en güzel kokularını ciğerlerine kadar çekmek, yağmurdan sonra toprak kokusunu içine çekmek; nefes almak ve kokuları içimize çekmemiz için yaratılan burun ve ağız nimettir. En iyi şekilde çalışan bazen onlarında yorulduğu oluyor; iç organlarımız nimettir. Elimizi rahatça kaldırabiliyor, kıvırabiliyor, sıkıştırabiliyoruz. Bacaklarımızı da aynı şekilde. Kafamızı çevirebiliyoruz. İskelettimiz, kemiklerimiz bir nimettir. Hepsi, hepsi, hepsi şükür sebebidir. Çok şükür Allahım halimize.

Yazarım.. daha çok yazılacak “nimettir” denilecek şey var ki. Unuttuğum vardır. Sizde aklınıza, burada yazılmayan, “nimet” olan şeyleri yazın yorumlara. Sonra içten bir şükür edin. Sıkıntılar gelip geçsin.

  • Okunma
  • 5 Haziran 2020
  • Deneme
  • WhatsApp Yazı Linkini Kopyala
  • 1

    Nur

    @bihikayet

    5 Haziran 2020 / 12:17

    Bütün bunları algılayabilmek de çok büyük bir nimettir bence 👏👏:)

      5 Haziran 2020 / 12:35

      Ne güzel tespit. Allah’ım hepimize hem idrak edebilmeyi hem şükür edebilmeyi nasip etsin. 😊