Sus Payım

Ne çok yenildik zamana? Bir acı hüzün ektim yüreğime şiirle filizlenen. Belki, sözün hükmü kalmamıştır da bundan susuyorum. Konuşsam her şey düzelecek de her şeyin berbat olmasını ister gibi susuyorum. Sözün bittiği yerde beyhude bir serzeniş , yüzüme çarpa çarpa vuruyor suskunluğun acı zehrini. Ben sol yanımdan hırpalanıyorum her zamanki gibi. Belki de sustuklarım, susacaklarımı boğmaya meyillidir bu aralar ya da ben… Kaçıncı hüsran durağı burası? Yalnızlığın hangi semtinde ineceğimi bilmiyorum. Ben avare bir gezgin, hak yolunda bir bâtıl, düşünce evreninde bir budala olup çıktım keşmekeş diyarlardan. Bir cağı daha devirdim sevmeye yeltenirken. Nuh’un tufanında bile bu kadar helak olmamıştı umutlar. Oysa şimdi sevdanın dört köşesi de önümde kolsuz bir kapı gibi duruyor. Dışarıdan kapattım açmaya ne yüzüm var ne de açtıracak gücüm. Velhasıl susmak en iyisi. Kelimeler, dokunduğum yerde anlamsızlaşıyor. Buna hakkım yok!
LokmanÖZDEMİR
“MUTLU ZAMANLAR ATÖLYESİ”

Son Düzenleme: 28 Nisan 2020 / 21:31
  • Okunma
  • 15 Nisan 2020
  • Deneme
  • WhatsApp Yazı Linkini Kopyala
  • 1

    Lokman Özdemir

    @lokman56