Uçurtma

Çukurova topraklarının münbit zemini, ağustosta başka bir hararetle kavuran güneşin dik vuran ışıklarına dayanmaya çalışıyordu. Adana sokaklarında toplaşan çocuklar, evlerin dış kapılarının üstündeki saçakların altında güneşin sarı sıcağından korunmaya çalışıyorlardı.. Devran da, evlerinin damındaki asma üzümlerinin seyrek gölgeleri arasında tıpkı diğer arkadaşları gibi akşamki uçurtma şenliğine hazırlanıyordu. Adanademirspor renkleriyle uyumlu kasnaklı uçurtmasını büyük bir humma ile hazırlıyordu. Gökyüzü uçurtmalarla dolacak, Adana sokaklarından semaya gözler dikilecekti. Devran, kasnaklısını hurdalığın kenarına koyup, aşağiya indi. Babasının duruşması vardı bugün. Tutuksuz yargılanıyordu Devran’ın babası.. Bir ay kadar önce adam öldürme şüphesi ile gözaltına alınmış, tutuksuzluk kararı verilmişti.. Bugün, ikinci duruşma günüydü. Devran her çocuk gibi babasının suçsuzluğuna inanıyordu. Gün batımı yaklaşmıştı velhasıl.. Annesi ve nenesi adliyeye gitmişlerdi, Devran bundan bihaber uçurtmasını son kez gözden geçiriyordu. Derken günbatımında uçurtmalar uçurulmaya başlandı. Devran’ın kasnaklısı süzüle süzüle dans ediyordu mavi gökyüzünde.. Devran, daha yukari daha yukarı uçurmaya çabalarken, sokagın başindan ninesi ve annesi göründü.. Babasını arıyordu gözleri. Sağ salim gidip döneceğiz demişlerdi. Ninesi ve annesi göz yaşlarıyla avluya girerken; Devran ipleri elinden bıraktı.. Bir avludaki annesine, bir de uçurtmasına bakıyordu…

  • Okunma
  • 18 Nisan 2020
  • Hikâye
  • WhatsApp Yazı Linkini Kopyala
  • 1

    Abdullah Kırgıl

    @abdullah