Velhasılı Kelam

Bozukluklarımı çantamın en ön gözünde saklardım,
Sinemde nakşettiğim ama söyleyemediğim sözlerimi de
Hâtta kimseye gösteremediğim şiirlerimi de,
Ve seni de,
En çok seni,
Seni saklardım ben,
O çantamın küçücük gözünde…

Nakışlı masa örtülerinin o sarılı beyazlı papatya süsünden koca karıların asla vazgeçmediği gibi,
Annemin yemeğin tuzunu hep unuttuğu gibi,
Evden çıkarken ” kesin bir şey unuttum ” demem gibiydi…
Öyleydi işte
Ne saçmaydı dimi bir şiire asla böyle başlanılmazdı .

Bilmem ki satırlar dolu dizgin misali
Ne dökülürse kalbimin derinlerinden onlar yansırdı satırlarıma.
Pek güzel yazmam belki ama yazmayı severdim de
Velhasılı Kelam gönlüme nakşettiğim birkaç kelime,
Şiirlerime yansıttığım bir sen işte.

Çiçekli masa örtüleri demiştim ya ne çok severdim,
Keşke derdim,
hep keşke deyip bir âh çekerdim
Ne çok isterdim eskide yaşamayı…
Günümün ahlaksızlığı,
anlayışsızlığı ,
düzeni ve en çokta günümün benimle ayak uyduramamasıydı.
Ben ayak uyduramıyordum bu nesle, bu asra;
Kendimden eksiliyordum, eksiltiyordum.
Çoğalıyor ama asla yetemiyordum, yetişemiyordum.
Bilmem ki bu asra denk gelmek beni mi yoruyor?
Yoksa bu asrı mı ?
Velhasılı Kelam günümün derdini
ve birde Şiirlerime yansıttığım bir seni işte.

Son Düzenleme: 15 Ocak 2022 / 21:06
  • Okunma
  • 14 Temmuz 2020
  • Şiir
  • WhatsApp Yazı Linkini Kopyala
  • 2

    Esma

    @husnaesyr