Vesvese

Bir uçurum misali kalbim,
uçsuz bucaksız, olduğuna derin.
Kimi zaman kıyısındayım,
kimi zaman düşüvermişim içine.

Öylece bakıyorum, kalbimden gelip geçenlere.
Harap olmuş, yağmurda ıslanmış,
çürümüş ağaç parçalarına benziyorlar.
Bazen usulca dolaşırken bu harap evde,
Ahşap kokusunu derinden hissediyorum.

Çürümüş bir tahtaya basıyorum.
Nasıl ezildiğine bakıyorum.
Sonra oradan usulca geçip
Dolaşmaya devam ediyorum.

Derken kapılar,
Pencereler, insanlar,
Ve kalabalıklar…
Aklım bulanıyor.
Ne yapmalıyım?

Hangi kapıdan çıkmalı,
Hangi pencereyi açmalı,
Kimi yanıma almalı,
Kimi geride bırakmalıyım?

Herkes söz sahibi bu evde,
Herkes bildiğini konuşuyor.
Kapılar kapanıyor “pat!” diye,
Kapılar açılıyor nazikçe.

Yalnız birisi var ki,
Sesleniyor gizlice.
“işte o! Buldum. Bütün suç onun”
Desem de dinlemez kimse.
Bir fısıltı gibi kalbimde,
Durmadan vesvese!

İşte böylece, kalbimin derinliklerine
İnmeye çalışıyorum.
Kişilerden geçiyorum.
Onları karşımda ya da yanımda buluyorum.
Ancak nefsimi,
Ne yanımda, ne de karşımda bulamıyorum.

Bu harap evden kurtulmak,
Sesleri susturmak,
Bütün kapıları kapatıp
Yalnız Hakk kapısını açmak istiyorum.

  • Okunma
  • 17 Nisan 2020
  • Şiir
  • WhatsApp Yazı Linkini Kopyala
  • 1

    Bimümine

    @suhedaozcan