Yelkovan ile Akrep

Ahali, gözündeki muamma perdesi ile seyrediyor duvarda veya kollarda yelkovanın akrebe olan aşkını. Yelkovan koşar adım yürümekte, anbean peşinde akrebin. Geçirmiyor kalbinin ucundan bile yoldan dönmek gibi bir vefasızlığı. Adının hakkını vermekte vesselam. Akrep ise sabırlı adımlarla ilerleyip, edebinden dönüp bakmıyor bile ardına. Akrep de nazı ve edasıyla zarafetinden hiç taviz vermemekte amenna. Bir döngü halinde yaşanıyor her solukta bu sevda. Sabırlarla şükürlerle niyaz ediliyor ahalinin gözü önünde pervasızca. Bütün ahali kulak kesilip dinliyor, yelkovan ve akrebin bir biri için bir atan kalplerini. Tik tak, tik tak, tik tak…

Zahiren vuslatı kısadır bu sevdanın, hasreti uzun. Hasretinde sabır vardır, vuslatında şükür. Ahalinin aklında tek soru, o kısacık vuslat için çekilir mi bu hasret? Çatlamak bilmez mi sabrın taşı? Beklenir mi o kadar vakit, koşar adım yürünür mü, hiç yorulmak bilmeden? Cevap. Aklın işi mi ki sevmek vuslat için çekilen hasreti sorgulama, yargılama cesaretinde bulunsun? Velev ki kapılıp deli cesaretine sordu, yargıladı. Peki yelkovanın gönlü ne der bu duruma? Ne desin, gönül işte yine gösterir hadsiz merhametini, müsaade buyurur kör olmuş akla ve başlar sorular eşliğinde cevaplamaya. Hangi mizana göre kısadır vuslat, hangi mizana göre uzundur hasret? Aşkın özünden değil midir sabır? Beklemekte yanmak, yanmakta yok mudur emek? Yoruldum demek için neyle yürüdüğün bir önem arz etmez mi? Sorularına soruyla karşılık gören akıl iyice bulanır. Yelkovanın gönlü, gidermek için bulanıklığı devam eder. Kalbin mizanında zaman ayrı atar çizikleri gönlün duvarına, nefes farklı alınıp farklı verilir, bambaşka bir aşka nakışlanır her an. Sabır, gönül duvarına perçemdir, dayandıkça güçlenen. Pişmek ve hamlığı az da olsa hafifletmek için yanmak gerekir, yanmak emek ister. Hasret yolu aşkla yürünür. Yürümekten kasıt ayak sürmek değil, yürekle yürümektir. Yürekle yürüyen yorulmaz, âdeta bakış hızında süzülür vuslata. Velhasıl hasret, vuslata giden yoldur ve aşkın sadıklık emaresidir. Bu yolda vakit sudur, benden sıyrılan bende sayar, katre katre düşer zamanın seline. Bu katreler bazı bazı kurak yüreğe şifa olup bazı bazı o yaralı yüreğin tuzlu pansumanıdır. Her şeye rağmen acıtsa da yaksa da o yaranın dermanıdır. Der ve susturur akılları. Suskun akıllar bin pişman olur deli cesaretiyle sordukları bu sorudan ve çekilir kabuklarına.

Ahalinin gönül gözleri âmâ. Bu âmâlık bakan gözlerini de setretmiş muamma perdesi ile, ne yapsın yelkovanın gönlü? Hak verir elbet aciz ve biçare ahaliye. Hisseder ve der. Gönül gözü kör olanın bakan gözüne de işte böyle perde iner. Bakan gözü açmak için ne yapmalı? Gönül gözüne düşen âmâ perdesini nasıl kaldırmalı? Cevap. Sevmekle, sevmeyi bilmekle… Aşkla, aşk olup yaşamakla kalkar ancak gönlü kör eden perde. Demek ki ahali sevdayı bilecek, sevgiyi bilecek, aşkı bilecek, aşk olup düşecek yola. Her şeyi ve hepsini bilmeden evvel kendini bilecek. Kendini bilmeyen, sevdayı, sevmeyi, aşkı bilse ne fayda? Aşk olup yola düşse, o yolda yansa ne fayda? Peki kendini bilmek nedir? Kendini bilmek, kendinden bilmemektir. Parmak ucundan saç teline, aldığın nefesten verdiğin nefese, gönül sözünden değdiğin öze kendinden bilmemektir. “Kendim” demek için top yekun hükmetmelisin kendine. Mümkün mü? Hayır! O vakit çıkmalı benin kuyusundan, sakınmalı kibrin ve nefsin pususundan. “Kendini bilmeli, kendinden bilmeyerek. Bildireni bilip, bildirenden bildirerek. ” Sırrıyla vazgeçip benlikten, aşkın tecelli ettiği akrebe yürümektir yelkovan misali. Konuşan yelkovan değil. Konuşan gönlün içinde kesilen başka bir gönüldür. Çünkü yelkovan da artık “ben” terk etmiştir içeriyi. O sırla sırlanmak üzere koyulmuştur yola. Kimileri için az görünse de vuslat, gönle sonsuz hükmünde tecelli eder. İşte bu yüzden çekilen hasret sefadır, sonu sonsuz olduğundan. Ne mutlu yelkovan gibi akrep için yanana. Ne mutlu böylesi birbirinden ayrılmaz iki aşık, tek aşk olan Yelkovan ve Akrep’e. Ne mutlu bu aşkı bize bildireni bilene. Selam ve dua ile.

Allah’a emanet.

22. 12. 2018

Son Düzenleme: 15 Nisan 2020 / 02:14
  • Okunma
  • 14 Nisan 2020
  • Deneme
  • WhatsApp Yazı Linkini Kopyala
  • 1

    Arif Karaca

    @arifkrc