Yunus

Ekim 25. Yine yalnızlıkla kolkola girdiği bir gece, sokağa çıkmaya karar verdi Yunus. Cüzdanını yanına almadı. Bu hayat için harcayacağı her şeyi tükettiği için belki de. Sigarası, kulaklığı ve montu yeterdi ona, öyle yaptı. Çıktı evden, hava soğuktu, yürümek iyi gelecekti sanırım. Başladı yürümeye. Kulaklığını taktı rastgele bir müzik açtı, müziğin ritmine göre adımları hızlanacak ya da yavaşlayacaktı ama o buna hazırdı. Sigarası yak beni dedi, çıkardı sigarasını cebinden, ateşledi onu, ellerini cebine soktu, zaten yorgun olan ellerim, bir de senin için üşüyemez diye sigarasına söylendi. İçinden geçenlerle, sadece bir saatlik yürüyüşle bile bir kitap yazacağını düşündü çünkü icindekiler bir hayli çoktu. Yanından geçen köpeğe selam verdi, çöpçü abilere hürmet etti içinden, kolay gelsin diyebildi sadece, abi de kendine kolay gelsin diyen bu adamı görmezden gelmedi eyvallah genç dedi, ne genci be abi içim çoktan göçüp gitti bu diyardan diyemedi.
Eyvallah demekle yetindi. Bir sigara verirsen içebilirim dedi, abi. Çıkardı paketi, bir sigara uzattı. Bir de yaktı abinin sigarasını. Yürümeye devam etti, aklından geçen her ne ise başını öne eğdiğinde gördüğü kaldırım taşlarına yansıdı, kaldırım taşlarını defteri bildi, okumaya başladı. Eve giresi gelmeyecekti böyle giderse, çünkü çok sevdi yazdıklarını. Okuya okuya yollar bitirdi, nereye geldi farkına varamadı, yürüdü de yürüdü hikayenin sonunu o kadar merak etti ki koşmaya başladı. Hikaye nerede bitecek diye merak sardı içini. Koştu, koştu, koştu. Hikayenin sonuna yaklaştığını hissetti, kafasını kaldırıp etrafına baktı, evinin önündeydi. Başladığı yere dönmüştü ama dönerken yanında kendini de getirmişti. Kaldırımlarda okuyup aklında kalanları yazabilmek için, evine koştu. Kapıyı açtı bir heyecanla, annesi ve kardeşi çoktan uyumuştu, sessiz adımlarla odasına geçti. Defterini ve kalemini aldı, ışıkları açmadan yazmaya başladı, yazdıkça sayfası ışıldadı, yazdıkça içi rahatladı. Umarım sözler birbirine girmemiştir diye düşündü defteri kapattı, kalemi bıraktı, yazdıklarını okumazdı yine okumadı, masadan kalktı, yatağı açıktı, uykuya göz kırptı, yalnızlığına sarıldı. Yunus yazardı, yazarken ağlardı, ağlarken ölürdü, ölürken gülerdi, yine yazacak Yunus, yine ağlayıp yine ölecek. Ölmek için geri dönecek, şimdi uyuma vakti, bu günü katledip diğerine sarılma vakti dedi ve gözlerini kapattı…

  • Okunma
  • 21 Mayıs 2020
  • Deneme
  • WhatsApp Yazı Linkini Kopyala
  • 1

    Aykut Tunçay

    @aykutuncay